reklam
reklam

SON DAKİKA

Kadirli Postası
reklam

YAŞAR KEMAL’İN ÇUKUROVASI GERÇEKLERİ YANSITIYOR MU?

YAŞAR KEMAL’İN ÇUKUROVASI GERÇEKLERİ YANSITIYOR MU?
Bu haber 27 Ekim 2020 - 10:00 'de eklendi ve 110 views kez görüntülendi.

Daha önceki yazımda Çukurova yöresi ağaları denince akla gelen daha doğru tabirle öyle gösterilen genelözelliklerinden bahsetmiştim. Acımasız zalim, gözü doymayan, garibanın malına mülküne göz diken, halkı iliklerine kadar sömüren, entrikacı… Bu imajın oluşmasında Yaşar Kemal’in etkili olduğunu söylemiştim. Yaşar Kemal Türk edebiyatının yetiştirdiği büyük yazarlardan bir tanesidir.Çukurova’nın tanıtımına yazdığı eserlerle çok katkısı olmuştur.Eğer bir Çukurova edebiyatı diye bir edebiyat oluşmuşsa buna katkı sağlayan birkaç önemli yazardan birisidir, Yaşar Kemal.
Yalnız bir farkla. Yaşar Kemal buraları tanıtırken olmaması gereken bir şey yaptı. Tarafsız bir gözle yazmadı. Kendi dünya görüşüne göre yazdı. O pencereden gördü olayları. Sosyalizm bakış acısıyla. Eserler yazarlarından bağımsız değerlendirilemez. Yazarın içinde bulunduğu sosyal ortam, doğup büyüdüğü yer, mekân, insanlar onun en büyük sermayesi iken eserlerine yön veren şeyse hayalleridir. Yazarın gerçekleştirmek istediği hayallerini, dünya görüşü, zihniyeti ve inançları belirlerler. Bu anlamda düşünecek olursak her yazar gibi Yaşar Kemal’de zihni dünyasını ve hayallerini eserlerine yansıtmıştır. Yaşar Kemal sol görüşe sahip bir edebiyatçımızdır. Bunu suçlamak için söylemiyorum. Yargılamıyorum. Ben sadece Çukurova yöresinin sadece sol bir bakış açısı ile değerlendirilmemesinin gerekliliğine inanıyorum. Sebebine gelince bu bakış açısı ile baktığınızda insanları ikiye ayırırsınız.Ezilenler ve ezenler. Ezenler zengin, büyük sermaye sahipleri ya da toprak ağaları. Ezilenler halk.
Yaşar Kemal bu bakış acısıyla baktığı için Çukurova’nın bütün ağaları zalim ve sömürücü, halkı ise zavallı ve mazlum. Yaşar Kemal öyle ağa imajı çizdi ki, adeta insanların ağalardan nefret etmesini sağladı. Neredeyse Çukurova’nın bütün günahı ağaların sırtına yüklendi. Açlık varsa sebebi ağalar, sefalet varsa sebebi ağalar, hastalık varsa sebebi ağalar. Ağaların içinde bir tane bile iyisini bulamazsın. Çünkü sosyalist bakış acısına göre ağalar iyi olamaz.
Ağaların hüküm sürdüğü böylesi bir yer nasıldır sizce? Çukurova’da hak yok, adalet yok, hakkı adaleti sağlayacak devlet yok, devletin bütün kurumları kaymakamından candarmasına, hâkiminden savcısına kadar her şey ağaların kontrolünde. Ağalar halkın elindeki her şeyi ya zorla ya da hile ile alıyor, halk perişan, aç ve susuz. Başlarını sokacak bir damları yok. Tek kanun koyucu var o da ağa.Ağayı sadece zalim gösterse iyi. İnce Memed Romanında yer alan ağa tasviri:
“Gökte kara bulutlar yuvarlanıp duruyor. Abdi ağanın kapısında üşümekten iki büklüm olmuş, yırtık, el dokumasıgiyimli bir kalabalık, birbirlerine sokulmuş titriyordu. Bir tek kişi kalabalığın dışında. Döne. Onlar Abdi ağayı bekliyorlardı. İçerden Abdi Ağa çıkacak da onlara bir şey söyleyecek. Derken Abdi Ağa elinde doksan dokuzluk tespihi, başında devetüyünden örülmüş takkesi, sivri sakalıyla göründü.” (İnce Memed sayfa 58)
Kapısında soğuktan tir tir titreten Abdi Ağa tasvir edilirken kullanılan argümanlara dikkatinizi çekmek istiyorum. Doksan dokuzluk tespih, takke, keçi sakal. Sanıyorum ironiyi anlamışsınızdır. Bir taşla iki kuş.
Yaşar Kemal’in kafasında İnce Memed bir eşkıya değildir aslında. Bizim bildiğimiz eşkıya yol kesen soyguncudur. Mala cana tecavüz edendir.Velhasıl İçinde iyi olan insani duygularını kaybetmiş insan müsveddesidir. Oysa İnce Memed öylemi.
Memed:
“Olacak. Senden bir isteğim var. Beş köyün aklı yetenine haber gönderecek, buraya çağıracaksın. Konuşup, tarlaları dağıtacağım. Kölelikten, kulluktan kurtulacaklar. Herkesin ektiği herkesin. Ellerindeki öküzleri de kendilerinin olacak…”(İnce Memed sayfa 323)
Dikkat edilirse o bir eşkıya gibi davranmıyor. Adeta bir devrimci. Sosyalist bir devrimci gibi davranıyor. Ağanın elindeki malları alıp halka dağıtıyor. Böylece ağalık düzenine son veriyor. O mevcut düzeni yıkacak, yepyeni bir düzen kuracak. Kurduğu bu düzenin devamı içinde elinde silah dağda bekçilik yapacak. Yaşar Kemal, devrimci İnce Memed’i yüceltmek için her şeyi kötü göstermiş. Kendi tabiri ile mecburiyetin adamıdır İnce Memed. Ağa zalim, adaleti sağlaması gereken devlet adamları adeta ağanın uşağı, halk hakkını aramaktan aciz, korkak, sünepe… Bütün umutları 17 yaşında bir çocuk, İnce Memed. O gelecek, bahar gelecek Çukurova’ya.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, Yaşar Kemal’in eserlerinde Çukurova bölgesinin fiziki ve coğrafi anlamdaki yer tasvirleri ve insan betimlemeleri yöre özelliklerini yansıtırken sosyolojik olarak eksik ve yanlıdır. Kötü niyetli ağalar olduğunu göz ardı etmemekle beraber bütün ağaların kötü olduğunu savunmak insafsızlıktır. Hele Çukurova halkını kendi hakkını savunmaktan aciz, korkak, sünepe gibi göstermek sosyolojik gerçeklikle bağdaşmamakladır. Onun içindir ki Çukurova’yı gerçek anlamda tanıtmak için Yaşar Kemal’in dümen suyundan çıkmalıyız. Ancak o zaman gerçekler yerli yerine oturacaktır. Halkın gözünde oluşan yanlış Çukurova algısı düzelecektir.

Etiketler :
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
casino metropol casino maxi